27 Ağustos 2010 Cuma

NURETTİN TOPÇU "MİLLET MİSTİĞİ"

.

Millet Mistiği*

.

Bir millet realitesini var yapan, millet vücudunu yaratan, önceden sadece bir kütle olan kalabalığı millet yapan, ferdi cemiyet yapan ve Allah’a gidişimizde bize büyük bir merhale olan millet mistiği nasıl insandır? Onun kendine özel olan karakterini şöyle ifade edebiliriz: Onlar millet realitesinden, hizmetlerine karşı nimet istemez ve alkış dilemezler. Millet hayatına durmadan eser vermek, yalnız kendileri vermek ihtirasındadırlar. Namlarına heykel diktirmezler. Onlardan bize kalan hatıra, huzurunda eğilecek taştan anıtlar değil, ruhlarımızda ölmeyecek ayetlerdir. Zamanlarında anlaşılamayan büyük varlıkları, sanki kalabalığın içinde münzevi yaşar gibidir. Halk, onları bulursa ne ala! Onlar, kendilerini halka takdim edecek halde küçülmezler ve hepsi de öldükten sonra hakkıyla anlaşılırlar.

.

Millet mistikleri, büyük müztariplerdir. Onların aşk haline gelen zevkleri, milletlerinin ıztırabını, muztarip yaşayışlarıyla hemahenk hale getirmektedir. Onlar, ölünceye kadar aynı ve kanaatin sahibidirler. Devirlerin tazyikine nefretle karşı gelme, o büyük asileri ekseriya darağacına, çarmıha ve çok kere zindan hayatına mahkûm etmiştir. Bu akıbetleri onlar, ilahi gayenin zevkiyle birleştirdiler. Onlar, zaten bütün yaşayışlarını millet selametine feda olmaktan ibaret bir şehitlik mertebesi telakki ederler. İkbal mevkileri, onların sade hizmet için ve daha yüksek şehitlik mertebesi kazanmak için, pek nadir hallerde görüldükleri yerdir. Çok kere sefalette halkın takdir ve alkışlarından uzaklarda, zulüm pençelerinde yaşarlar. Gurura esir kılan ikbal mevkiine çoğu kere yabancı, hem de ona düşmandırlar.

.

* Nurettin Topçu, “Yarınki Türkiye”, Dergâh Yayınları, 5. Baskı, 1999, İstanbul, s. 125–126.

0 yorum: