7 Aralık 2011 Çarşamba

ALACA ÇOCUKLUK

Kaçarım kendimden bilir misin? Anlatsam dinler misin?
Ümit nedir? Yaşamak, her gün yeni bir ümide mi uyanmaktır?
Sabah kalkar, aynaya bakarım. Bir önceki günden ne değişmiştir veya ne kalmıştır geriye? Belki gözlerimdeki fer biraz sönmüştür, daha esrara bürünmüştür dünya…
Ya öbür gün? Bir ay sonra? Bir yıl?
Ne kadar devam edeceğimi içinizden geçirdiniz belki. Haksız da sayılmazsınız, sizlerin de sayacağı vakitleri söyleyen bir yazar kuruntusunu niye okuyasınız ki? Dönelim konumuza, eğer okuyan kaldıysa hâlâ.
Ve zaman akıp gider. Değişen sadece bakışlarınız ve umutlarınız değildir artık. Saçlarınız aklarla dolmuş, göz pınarlarınız ağlamaktan kurumuş, derdinizi dökecek bir sırdaşınızyanınızda kalmamış  ve susmuşsunuzdur…
Bu gerçekliğin ardına sığınarak, her gün yeni bir insana doğduğumuzu söylesem ayıp mı ederim?
Haksız sayılmazsınız, benim de kafam karıştı bu noktada.
Her gün yeni bir âleme mi açıyorum gözlerimi. Bu durumda her geçen gün yeni bir kimliğim var. Bazı günler bir caniyim, bazen bir hercai ama çoğu zaman herkes gibi…
Ama ben bir önceki günde olan benim diyorsunuz şimdi.
Evet, ben de dünün kalıntılarından doğarım. Yeni tercihler yaparım. Bazen güler, ama çoğu zaman ağlarım. Ve yaşarım, yaşamak zorunda olduğum ya da ölümü beklediğim için.
Korkmayın, dünüme de bakarım ara sıra. Güzel günlerime veya sadece öyle olduğunu düşündüğüm hayallerime. Yıllar önceki fotoğrafımı alırım ellerimin arasına, bir ölünün arkasından yakarır gibi ağlar ve severim onu usulca.
Aynanın karşısına geçerim.
Dolunayda gözlerinin ışıltısında kendimi görene kadar, korkardım geceleri yüzüme bakmaktan. Ama geçti artık, her şey gibi…
Dünümle bugünümü karşılaştırırım.  Ararım varlığımda o küçük çocuğu. Ararım… Ararım…
Hâlâ ararım, peki siz buldunuz mu?
Hiçbir zerresini bulamam varlığımda. Bir yabancı gibi oturturum fotoğrafımı koltuğun üzerinde, hatıralarını anlatmasını isterim. Anlatır, ben ağlarım…
Ve mum sönerken, ümitlerimi yarına bırakarak, doğacak kardeşime isim biçme savaşında yavaşça ölürüm…
Bana acır, belki ağlarsınız…

Hıdır Düzkaya

0 yorum: